• Ana Sayfa
  • Güncel
  • Genel
  • Röportaj
  • Yaşam
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
  • Magazin

Wed04162014

Son Guncelleme09:08:30 ÖÖ

Back Genel Kaleciliğin sırrı “Yaşlanmakmış!”

Kaleciliğin sırrı “Yaşlanmakmış!”

Manisa Gündem

Mahalle maçlarında kaleci eksiğini giderirken, bir gün Milli Takım’a kadar gideceğini hiç düşünmemişti Mümin Hoca… Henüz 17’sinde verilen şansı iyi kullandı ve uzun yıllar Manisaspor kalesini korudu. Daha sonra Altınordu ile Eskişehirspor’da en parlak dönemini geçirdi. Beşiktaş’tan teklif aldı, ancak yedek kalma korkusu nedeniyle bu teklifi reddetti. 32’sine geldiğinde “Benden bu kadar” dedi. Ancak, çok acele karar verdiğini yıllar sonra anladı... Şimdi kalecilere en büyük tavsiyesi şu: “Bir kaleci, yaşadıklarından ders alabiliyorsa, devamında iyi işler mutlaka yapacaktır. Bu nedenle 40 yaşınıza kadar kalecilik yapın.”

Hepimizin hayatında “keşke” dediğimiz anlar olmuştur… Hayatımızda verdiğimiz kararların doğru olup olmadığını yıllar sonra fark ederiz, ancak iş işten geçmiş olur. Manisaspor’un Türk futboluna kazandırdığı ender kalecilerden biri olan Mümin Özkasap’ın hayat hikayesi de bunun en güzel örneklerinden biridir. O’nun meslek hayatı, bir kaleciye ders olacak nitelikte…. Çok küçük yaşlarda mahalle maçlarında tanıştığı kalecilik mesleğini, çok sevdiği Sakaryaspor formasını giyerek devam ettiren Mümin Hoca, buradan Genç Milli Takım’a kadar yükseldi. Gençlik yıllarında Türkiye’nin en önemli kalecilerinden biri olarak gösterildi. Beşiktaş gibi büyük bir takımdan transfer teklifi aldı, fakat o yedek kalma korkusu yüzünden bu teklifi geri çevirdi. Kendisi futbol hayatı boyunca hep birinci kaleci olmaya özen göstermişti çünkü…. Altınordu’da oynadığı dönemde, Fenerbahçe’de banko oynayabileceğini düşündü ve Sarı-lacivertli kulübün teklifini kabul etti. Ancak bu defa da Altınordu kulübü, Mümin Hoca’yı vermeye yanaşmayınca, bu transfer gerçekleşmedi. Mümin Hoca, bu olaydan sonra Eskişehir’e gitti ve burada tam 5 yıl aralıksız forma giydi ve daha sonra Manisaspor’a tekrar döndü, burada bir süre oynadıktan sonra hayatında büyük pişmanlık duyduğu kararına imza attı. Kaleciliğin en verimli çağında futbolu bıraktığını ifade ediyordu Mümin Hoca… Antrenörlük hevesinin içinde çığ gibi büyüdüğünü ve Manisaspor’a kalıcı hizmet etmek için böyle bir karar aldığını ifade eden Özkasap, “Çok yaşlanmadan futbolu bırakan tiplerdenim. 32 yaşında futbolu bıraktım. Antrenörlüğe merak saldım. Manisaspor’a hizmet etmeyi esirgemek istemedim. Demek ki benim sevgi saham Manisaspormuş. 35 senedir teknik direktörlük yapıyorum. Akhisar ve Salihli’de çalıştım, Salihlispor’un şaşalı döneminde 2. Lig yükseldik. Takımı 2. lige çıkardıktan sonra Manisaspor’a sözüm vardı, 1984-1985 yılında Manisaspor’u da 2. Lig’e taşıdık. Meslek hayatımın en mutlu günleriydi. Bir dönem Turgutlu Tukaş’ta görev aldım, ama görev ağırlım hep Manisa’daydı. 35 senemin 30’u Manisaspor’da geçti. Şu anda Manisaspor Altyapı Teknik Sorumlusuyum ve gençlere hizmet ediyorum.” diyerek, devam etti: “İnsanlar yaşarken bazı şeyleri değerlendirmeli. Sevgi, fedakarlık ister, sevmek güzel ama sevgiye o değerini vermek lazım. Ama kaleciliği yaşlanıncaya kadar yaşamak gerektiğini yıllar sonra fark ettim. Daha evvel düşünebilseydim, bu kararı almazdım.” Dünyada yetenekli kalecilerin hep yaşlı olduğuna dikkat çeken Mümin Hoca, bir kalecinin yaşadıklarından ders almasının çok önemli olduğunu vurguluyor: “Dino Zoff, 38 yaşında Dünya Kupası oynadı. Günümüzde Buffon hala oynuyor. Onlar buralara gelene kadar çok hatalar yaptılar. Ama hatalarından ders çıkardılar. Demek ki bir kaleci, yaşadıklarından iyi dersler alabiliyorsa, devamında daha iyi şeyler yapacak. İyi kaleci, yaşla alakalı. Bizim kalecilik edebiyatında 23-24 yaş gelişimdir. Bu yaştan sonra kaleciliğin oturma dönemi gelir. Bu yaşlarda doğru karar verilemez. Kaleciliği yaşlanırken, yaşıyorsun ve tadını alıyorsun.” Duygusal olan bir insanın iyi bir kaleci olamayacağını anlatan Mümin Hoca, “Duygusallık hata üstüne hata getirir. Her yaşanandan sonra ders çıkaramıyorsak, ve yaşadığımızı unutmuyorsak, başarılı olmamız mümkün değil. Herkesin arkasında hatasını düzeltecek biri oluyor ancak kaleciler hep yalnız. Arkalarında file ve direk var. Onların hatasını düzeltecek kimse yok. Günahı çok sevabı az bir meslek. Kaleci diğer oyunculara göre en az hatayla oynayan kişi olacak.” diyerek sürdürüyor sözlerini. Duygusallık ve hata demişken, aklımıza Manisaspor’un Türk futboluna kazandırdığı genç yetenek Ufuk Ceylan geliyor. Galatasaray’da bir türlü beklenen çıkışı yapamadı. Son olarak Bursaspor maçında yediği hatalı golü hatırlattığımızda ise Mümin Hoca, “Ufuk Ceylan’ın en büyük şansızlığı, görev yaptığı süreç içerisinde takımın en kötü dönemine denk gelmesiydi. Burada da fatura Ufuk’a çıktı. Galatasaray takımının krizde olması, onun en büyük şansızlığı oldu. Bunlar hep aleyhine çalıştı. İyi bir Galatasaray döneminde A Milli Takım’ın değişmez kalecisi olurdu. Şu anda eziklik yaşıyordur. Yeni kalecinin halini gördük. 2 maçta 5 gol yedi. Ufuk’un yapacağı bir şey var, geçmiş yok bugün ve yarın var, o yaptığı hata hatadır. Herkes yapabilir. Bunları yaşamamış gibi düşünmeli. Yeni güne bakacak. Çünkü kalecilik yaşı çok erken. Yaşın ilerledikçe ağırlaşma, olgunlaşma yaşarsın. Bu kaleciliğinde konumu bu. Her yaşadığın maç sana bir şey getiriyor. O hata Ufuk’un ömründen ömür aldı. Ama kendisine çok büyük tecrübe kattı. Kaleci artı hata. Kaleciliğin kitabında var bu.” diyor. Altyapıdan yetiştirdikleri Murat Demir’in de ileride çok büyük bir kaleci olacağını sözlerine ekliyor Mümin Hoca… Bir kalecide bulunması gereken birçok özelliğin Murat’ta bulunduğunu da söylüyor: “Kalecilik için konumu müsait. Bu meslek için özenilmiş bir yetenek. Şimdi bizim A Takımı’mımızda çalışıyor, geleceğin iyi kalecilerinden bir tanesi. Ulusal takımımızın bir yaş bölümünde beceriyle görevini yerine getiriyor. Güzel bir çocuk. Murat bizi mahcup etmeyecek. Buradan giden her adam bizim için onurdur. Manisaspor, kaleci yönünden çok şanslı. Üç kalecimiz de çok yetenekli.” Altyapı tesislerinin yetersiz olduğunu sorduğumuzda ise Mümin Özkasap, bunu asla sorun etmediklerini söylüyor: “Türkiye’nin genelinde tesis sorunu var. Olaya hiç olumsuz bakmıyoruz. Elimizdeki imkan araç, gereç kullanma zamanı ve süresini hep değerlendiriyoruz. Bugün altyapıdan iyi oyuncular çıkacak. Tesis yetmiyor. Biz olanları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz arkadaşlarımı çok özverili çalışıyoruz, altyapı hocalarımız, bu kulübe zamanında futbolcu olarak hizmet etmiş, şimdi de teknik adam olarak hizmet veriyor. Altyapıda iyi bir şekil oluşturduk bunların imkanı daha genişlerse daha fazla üretken oluruz.” Eskiden yetenekli kalecilerin yetiştiğini ancak şimdi bu konuda düşüş yaşadıklarını belirten Özkasap, geçmişte büyük acılar içinde kalecilik yaptıklarını ifade ederek, sözlerinin sonunda ilginç bir konuya temas ediyordu: “Eskiden kalecilik daha zengindi. Şimdi zaman geldi, imkanlar genişledi, benim futbol oynadığım dönemle şu anki dönem arasında çok fark var. Şu anda Türkiye’de toprak sahada oynanan maç yok. Türkiye’de benim oynadığım dönemde İzmir Alsancak’ta toprakta oynuyorduk, o zaman ki ızdırap daha çoktu. Özellikle yabancı kalecilere baktığımız zaman üzülüyorum. Eşofmanla oynuyorlar, eskiden şortla sahaya çıkardık. Bizim zamanımızda kaleci eşofman giymezdi. Çıktığımız bir maçtan sonra yaralarımız fazlaydı. O acıyı yaşamak lazım. Şu anda canlar kıymetlendi. Kalecilere tavsiyem, yaşadıkları kötü olaylardan ders almalılar. 40 yaşına kadar kalecilik yapmak gerekir.”

Site Haritası

Güncel

Genel

Yaşam

Politika

Ekonomi

Spor

Eğitim

Sağlık

Kültür Sanat

Magazin

Röportaj

Yazı Dizisi